ÇOCUKLARDA OBEZİTE HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Her anne-baba çocuğunun en güzel besinleri tüketmesini ister ama farkında olmadan ona belki de sadece kendi sevdiği yiyecekleri yedirir. Peki ama bunu yaparken obezitenin temellerini attıklarının farkındalar mı?

Obezite, içerisinde bir çok farklı hastalığı barındıran gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda olmak üzere ciddi bir kronik rahatsızlıktır. Teşhisi doktorlar tarafından farklı şekillerde konulabilinir ama bunu siz de evinizde kolaylıkla yapabilirsiniz. Beden kitle indeksi (BKİ – boy kilo orantısı) 30 ve üzeri olan kişilere obez denir. Böyle bir durumda mutlaka doktor ve diyetisyene başvurmanız gerekir.

Yetişkinlikte obeziteye ışık tutan en önemli durum, kişinin çocukluğunda da obez olup olmadığı gerçeğidir. Zira obezite oranlarının artmasında bu faktörün önemli bir yeri vardır.

Çocuklarda obezite oranı her yıl artarak devam ediyor. Bilimsel çalışmalar çocuklukta obezitenin yaşamın ilk yılında, 5-6 yaşlarında ve puberte döneminde artış gösterdiğini kanıtlamıştır. Ve her 3 çocuktan 1’i erişkin döneminde de obez olarak kalmıştır. Buna neden olan faktörler arasında yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik faktörler, beslenme alışkanlıklarının değişmesi ile ortaya çıkan aşırı karbonhidratlı ve yağlı yiyeceklerin tüketiminin artması, televizyon ve bilgisayar bağımlılığı ile seyreden fiziksel aktivite azlığı, beslenme alışkanlıklarını etkileyen televizyon reklamları, okul kantinlerinde satılan yiyecek ve içecekler, beslenme ile ilgili eğitimin azlığı, arkadaş çevresi, psikolojik faktörler, genetik faktör, gebelik dönemi annedeki beslenme sorunları, ve en önemlisi ailesel faktörler yer almaktadır. Gördüğünüz gibi çocuklarda obeziteye yol açan ve ilerlemesinde katkı sağlayan bir çok neden var. Ailesel faktör ise bu nedenlerin en önemlileri arasında yer alıyor.

Doğduğumuz ilk andan itibaren, bebeklikten çocukluk dönemine kadar yaşamımızı devam ettirmemizi sağlayan, bizi besleyen, uyutan, giydiren, gezdiren anne ve babamızdır. Onlar olmasaydı hangi yemeği yiyeceğimizi seçebilirdik ki? Bu, adolesan döneme kadar ailemizin koçluğu ile devam eder. O dönemde her ne kadar ufacık bir çocuk olsak da ileriki yaşlarda edindiğimiz alışkanlıkların temellerinin atıldığı bir dönemdir çocukluk dönemi… Bu yüzden ailenin yönlendirmesi çok önemlidir.

Bilimsel araştırmalar ailedeki yeme, fiziksel aktivite gibi alışkanlıkların çocuğa direk etkide bulunduğunu kanıtlamıştır. Eğer bir ev içerisinde hem anne hem baba obez ise çocuğun obez olma ihtimali oldukça yüksek. Sadece annenin obez olması çocuğun riskini yine yüksek tutarken, sadece babanın obez olması risk bir kademe düşürebilir. Bunun nedeni, çocuğun genelde annesinin hazırladığı yiyecekleri tüketmesi ve  annesiyle bolca zaman geçirmesidir. Anne-baba obez değilse, çocuğun da davranışsal yollarla obeziteye yakalanma riski çocukluk çağı için ortadan kalkmış olur. Bununla birlikte genlerin de ciddi bir önemi bulunmaktadır. Aileden gelen genlerin çocuğu obez yapma olasılığı, eğer iki taraf da obez ise %80, tek taraf obez ise%40, iki taraf da obez değilse %14 olarak bulunmuştur.

Belki genetik faktörü değiştiremeyiz ama çocuğunuzu obeziteden korumak için yapmanızı önerdiğimiz uzunca bir liste verebiliriz:
1. Öncelikle kendi beslenme alışkanlıklarınızı değiştirin. Eğer kilolu veya obez iseniz mutlaka uzman bir ekibe başvurup kilo vermeye başlayın, yeni ve sağlıklı beslenme şeklinizi evdeki tüm bireylere uygulayın. (Unutmayın, sadece genel prensipleri herkese uygulatabilirsiniz, diyet size özeldir). Çocuğunuza iyi bir örnek olun.
2. Alışveriş sepetinize koyduğunuz ürünleri değiştirin. Daha çok taze sebze ve meyve satın alın. Sepetinizden abur cuburları, yağlı yiyecekleri, katkı maddeli gıdaları çıkartın.
3. Her ana öğünde sofranıza mutlaka büyük bir kase yeşil salata koyun. Belki ilk başlarda tüketilmeyecektir ama zamanla çocuğunuz sizin sayenizde bu alışkanlığı edinecektir.
4. Çocuğunuz üzülmesin diye yemek istediği çikolatayı, fast food restaurant hamburgerlerini, şekerlemeleri kendi ellerinizle ona vermeyin. Kendiniz çocuğunuzu hastalandırmayın.
4. Fiziksel aktivite oranınızı artırın. Ailecek haftasonu yürüyüşleri yapın. Çocuğunuzun okulu yakın ise yürüyerek gitmesin sağlayın.
6. Televizyon karşısında geçirdiğiniz zamanı azaltın. Çocukları hedef alan yararsız gıda reklamlarından çocuğunuzu ne kadar uzak tutarsanız o kadar kârlı çıkarsınız. Televizyon yerine birlikte kitap okuyun. Hem de böylece kişisel gelişimine de katkı sağlamış olursunuz.
7. Çocuğunuza hediye olarak yeni bilgisayar oyunları almak yerine dışarıda, gerçek hayatta aktif olabileceği meşgaleler bulun. Mesela bir spor dalına yazdırın, ona sağlığını hediye edin.
8. Çocuğunuzun düzenli uyku uyuduğundan emin olun. Büyüme hormonu gece salınır, ve boyu uzayan çocuğun vücudundaki yağ fazlaları bir süre sonra normale dönmeye başlayacaktır.
9. Çocuğunuza beslenmenin önemini sözel olarak da anlatın. Size bu konu ile ilgili sorular sormasına izin verin. Sadece davranışlarınızdan feyz almasını beklemeyin.
10. Çocuğunuzun okulda da sağlıklı beslendiğinden emin olun. Kantinlerde sağlıksız olduğunu düşündüğünüz gıda satışı var ise, yemekhanede çıkan yemeklerin ne kadar sağlıklı olduğundan emin değilseniz bunu mutlaka okul yönetimi ile paylaşın.

Unutmayın, çocuğunuz sizin bir parçanız ve sizi örnek alacaktır. Obezite riskleri arasında değiştiremediğiniz faktörler olsa bile, çocuğunuzu hala koruyabilirsiniz. Doğru beslenme konusunda sizin bilinçli olmanız demek çocuğunuzun bilinçli olması demektir. Ve, çocuğunuza hayat verdiğiniz gibi onun hayatını da kurtarabilirsiniz…