‘KÜTÜPHANEDEKİ ASLAN’ İLE AKTİF OKUMA

Kurallar yıkılmak içindir.

İşte bu yüzden kuralları iyi bilmek gerekir:)

Kütüphane kuralların en sıkı uygulandığı yerlerin başında gelir. Koşmak, yüksek sesle konuşmak zinhar yasaktır. Kütüphanedeki kurallar o kadar kesin çizgilerle belirlenmiştir ki, kuralların içinde yazmayan çok sıra dışı bir şey için ikileme düşebilirsiniz.

Mesela bir aslanın kütüphaneye girmesi…

Masal bu ya…

Kütüphane müdürü ciddi Bayan Tatlıhava ve onun yardımcısı Bay Vızvız işte tam bu noktada ne yapacaklarını şaşırırlar. Peki, ama kütüphane kurallarını çiğniyor mudur aslan? Hayır! Eh o halde kim ne diyebilir?

Üstelik aslan kurallar konusunda aldığı ilk uyarının ardından saygıda kusur etmemiş, ortama uyum sağlamıştır. Aslan kütüphane çalışanlarının ve kütüphanede yardıma ihtiyacı olanların her daim imdadına yetişmiş, herkesin sevgisini kazanmayı bilmiştir. Aslan kitapların tozlarını alır, zarfları yalar, raflara yetişmeye çalışanlara destek olur, sonra da kıvrılır bir köşeye masal saatinin tadını çıkarır.

(Bu arada aslan kadar aslandan bahsediyoruz ve hiçbirimiz yadırgamıyoruz değil mi? Evet, sanırım hepimizin içinde içine her hayali sığdırabilecek kadar geniş bir hayal gücü tarlası var :) ve evet yazar da buna güvenerek bir “öteki” yaratmakta yaratıcılığının sınırlarını zorlamış, çok da iyi başarmış!)

Kütüphanede her şey tıkırındadır. Kurallar bozulmuyordur. Herkes aslanın varlığına o kadar alışmıştır ki, “aslan yokken biz ne yapıyorduk” diye sorarlar da bir türlü hatırlayamazlar. Bir kişi hariç, Bay Vızvız oldum olası aslandan haz etmemiş, aslanın etrafta olmasına anlam verememiştir. Kısacası Bayan Tatlıhava ve kütüphanedekiler aslanı farklılıklarıyla nasıl kabul edebilmeyi başardıysa Bay Vızvız da o kadar ötekileştirmiştir.

Derken bir gün Bayan Tatlıhava küçük bir kaza geçirir. Odada sadece aslan vardır ve kütüphane müdürü yardım getirmesi için kendisine rica eder. Aslan önyargılı Bay Vızvız’a bir türlü derdini anlatamaz, en iyisi kütüphane kurallarını yıkmaktır. Hem zaten kurallar bunun için değil midir?

Aslan var gücüyle kükrer. Bilir ki kuralların yıkılmasına tahammül edemeyen Bay Vızvız Bayan Tatlıhava’ya aslanı şikayete gidecek ve böylece kazayı öğrenecektir. Bayan Tatlıhava’ya yardım edilir ama aslan kurallara uymadığında başına geleceği bildiği için sessizce terk eder kütüphaneyi, bir daha da gelmez.

Herkes üzgündür, hele Bayan Tatlıhava’nın havası artık hiç de tatlı değildir. Bay Vızvız bile aslanı özlediğini fark eder ve aslanı bulur. Birinin yardıma ihtiyacı olduğunda – kütüphanede bile – kuralların yıkılabileceğini söyleyerek aslanı dönmeye ikna eder.

“Kütüphanedeki Aslan” çok yeni bir kitap değil, bizim kitaplığa Arca 3 yaşında iken girmişti.

Pastel renklerdeki çizimleri, naif öyküsü ile rahatlıkla “uyku öncesi kitabı” kategorisine dahil edebilirsiniz. Biz de böyle yapmıştık. Ancak çizimlerinin içinde gizlenmiş küçük detaylar ve karakterlerin ifadeleri üzerinden konuşabileceğimiz duyguları o kadar güzel aktarılmış ki, ilk aktif okuma örneği için özellikle “Kütüphanedeki Aslan”ı seçtim.

Bu kitabı okurken;
– Aslanın kükrediği yerlerde en yüksek kim kükreyecek yarışması yapabilirsiniz.
– Aslan kütüphaneye ilk girdiğinde ve salına salına gezinirken etraftakilerin yüz ifadelerinden neler düşündükleri hakkında konuşabilirsiniz. Ve kitabın sonunda aslanın geri dönüşüne kütüphanedekilerin verdikleri tepkileri irdeleyebilirsiniz.
– Ve “Bayan Tatlıhava aslana görevler verdiğinde aslan ne hissetmiştir?”, “peki ya Bay Vızvız kuralları yıkmasıyla ilgili ona kızdığı bölümde ne hissetmiştir”
– Kütüphanenin nasıl bir yer olduğu konusunda konuşabilirsiniz. Mesela ben hala Arca’ya şu kitap ödünç alıp verme meselesini aşılayamadım, belki sizde işe yarar:)

Kütüphanedeki Aslan, TUDEM Yayınları

Yazar Michelle Knudsen
İllüstratör Kevin Hawkes
Çevirmen Ekin Gökovalı
Yaş Grubu 5 Yaş , 6 Yaş , 7 Yaş
(Bence yaşa çok takılmayın 4 yaştan itibaren okunabilir)

Yeliz Yener Minareci
http://gununcorbasi.blogspot.com.tr/