YENİ BİR KARDEŞ

  • Tarih: Pazartesi, 22 Haziran 2015
  • Yazar: Selin Mert

Biz büyüklerin en sevdiğimiz eşyamızı birine vermek istemediğimiz zamanlar olmaz mı?,ya da ödünç verdiğimiz eşyamızda kalmaz mı aklımız?, en sevdiklerimizi paylaşmak ister miyiz başkalarıyla?, o en sevdiklerimiz en çok bizi sevsin istemez miyim?. Bu soruların cevapları bizim ne düzeyde kıskançlık duygusunu hissettiğimizi gösterir: bu duygu ya azdır ya da çoktur. Hiçbir zaman var ya da yok olmaz, çünkü duygular hep bizimledir ve biz onları durumlar karşısında hissederiz. Duyguları hissetmek her zaman doğrudur ve yanlış-kötü diye bir duygu yoktur. Sadece ifade ediliş şekli doğru olmayan duygu vardır. Peki, durum böyleyken, neden kardeşini kıskanan çocuğumuzu anlamak ve ona yardımcı olmak yerine onun bu çok doğal olan duygusunu bastırmaya ve görmezden gelmeye çalışırız?

Konu yeni bir kardeş olduğunda aslında evlerimizde pek çok denge değişir. Çocuklarımızın kafalarını pek çok soru karıştırır. Annem babam beni sevecek mi, bebek gelince bana ne olacak, ya benim odamı alırsa ben nerede uyurum, artık kimse beni sevmez…

Peki, bu sorulara en doğru yanıt nedir? Doğru yanıtın formülü aslında “zaman”da gizlidir. Zamanla bebeğiniz ve büyük çocuğunuz arasında kurulacak olan o sımsıkı kardeşlik bağında. Anneler ve babalar olarak o bağın kurulmasında ne gibi katkılarımız olur peki diye sorarsanız gelin beraber bakalım.
• Büyük çocuğunuzla bebek dünyaya gelmeden konuşun.
• Büyük kardeşe bebek dünyaya gelince kendi koşullarının değişmeyeceğini anlatın.
• Bebek doğduğunda kendine bakamayacağı için bir süre yardıma ihtiyacı olacağını ve bu nedenle bebekle ilgilenmeniz gerektiğini ancak asla onu ihmal etmeyeceğinizden bahsedin.
• Sadece bahsetmeyin aynı zamanda sözünüzün arkasında durun. Eşlerden biri bebek ile ilgilenirken diğeri ise büyük kardeş ile ilgilenebilir. Büyük çocuğu asla ihmal etmeyin.
• Bebeğin bakımı esnasında büyük kardeşin yardımcı olmasına imkân sağlayın ki bebeğin özel, dokunulmaz ve kendisinin ondan hep uzak durması gereken bir kişi olduğu fikrine sahip olmasın.
• Kucağına almak istediğinde kendi kontrolünüzde kucağına verin.
• Kardeşi ile paylaşmak istemediği bebeklik eşyalarını zorla almayın unutmayın ki çocuk bile olsa herkesin kendi yaşam alanı ve kendi kararları vardır.
• Bebekler ile oynanabilecek oyunları, onlara söylenen ninnileri büyük kardeşe öğreterek erken zamanlardan itibaren birlikte özel zamanlar geçirmelerine fırsat tanıyın.
• En önemlisi, büyük kardeş kıskandığını belirtebilir. “anne onu hastaneye geri götürelim, ben istemiyorum, bu evde yaşamasın” gibi yakınmalar duyabilirsiniz. Bu süreçte kıskanmanın doğal olduğunu bilmek ve duygusunu yaşamasına fırsat vermek önemlidir.
• Zaman içerisinde kardeşlerin geçirdikleri zaman artıkça, büyük kardeş onu ailenin bir üyesi olarak kabul edecek ve kıskançlık bir kriz olmadan çözülecektir.
• Ancak tüm bu koşullar etrafından büyük kardeşin kıskançlığı kendine ve etrafına zarar verecek boyuta geldiğinde bir uzman yardımı almak gerekebilir.

Selin Mert
Psikolog, Oyun Terapisti