KARAGÖL’DE YEŞİLİN BİN BİR TONU İLE BULUŞTUK

Yıllar yıllar önce gittiğim ve aklımda sadece etrafın pisliği dışında aslında ne kadar güzel olduğu iz olarak kalmış bir yerdi Karagöl. Ta ki Doğal Aileler ile kamp yapmaya gidene kadar. Okullar kapanmış, çocuklar neşeli. (Ben son iki-üç güne kadar Beray’ a önceden planlar hakkında bilgi vermiyorum. Bir şekilde herhangi bir sebeple iptal etmemiz durumunda inanılmaz bir hayal kırıklığı yaşıyor. ) Biz de şehir karmaşasından kaçarak yakın arkadaşlarımızla birlikte olacağımız ve temiz hava alacağımız için mutluyuz. Konaklama bir akşam şeklinde de olsa yoğunda bir program var, hem çocuklar hem büyükler unutulmamış. Karagöl İzmir- Karşıyaka’dan 30-35 dakika tutuyor. ( 29,2 km) Yolu bozuk diye hatırlıyorum ama biraz daha iyileştirilmiş. Anlayacağınız biz İzmirliler için burnumuzun dibi . Eminim ömrü hayatında bu cennete gitmemiş çok kişi var. Bir gidin, çocuklar bayılacak. Piknikte yapılabilir, çadırda kiralanabilir, kendi çadırınızı da götürebilirsiniz. Biz gittiğimizde çadırlarımız hazırdı. Salon- salomanje çadırlara sahip olarak rahat rahat uyuduk. Göl kenarında öncellikle kazlara ve ördeklere merhaba diyerek günü batıracağımız saatte yukarıdaydık. Hemen toplar, ipler çıktı ve çocuklar tam da istediğimiz gibi koşturmaya başladılar. Hani böyle ay oğlum – kızım düşecek şimdi dediğimiz noktalar vardı ama ben içimden söyledim hep. Dört duvar arasında bulamadıkları için gelmedik mi biz buralara? Bırakalım rahat rahat koşuştursunlar diye düşündüm.

Doğal Aileler bizim için her şeyi düşünmüştü. Yemekler, su, içecekler hiçbir eksik yoktu. Biz sadece battaniye ve gerekebilecek kalın giysilerimizi götürdük. Akşam 4-5 derece fark vardı, biraz ısırıyordu hava. Yemekten sonra Sıla Akdeniz’den masallar dinledik, gitarist Emre Bulgurcu eşliğinde şarkılar söyledik, yaz tatili ve çocuklar hakkında psikolog ve oyun terapisti Gülşah Sütlüoğlu’nun tavsiyelerine kulak verdik ve uykumuz gelince de çadırın yolunu tuttuk. Hani hem kamp hem bilgilenme bir aradaydı. Aslında yoğun bir programdı. Ama çocuklar için en eğlenceli kısım; gece fenerleri ile yaptıkları gece yürüyüşüydü. Göl kenarında ateş böcekleri gibi dizilerek, eğitmenler eşliğinde yedi cücelerden oldukça hallice, ormanın yolunu tuttular.

kamp_foto

Kuşlar ve ormanda ağaç fısıldaşmaları arasında yeni güne merhaba dedik. Ok gibi fırladık gözümüzü açar açmaz, hiç ama hiç vakit kaybetmeye niyetimiz yoktu. Ne de olsa sadece 1 günlüğüne buradaydık ve büyü bozulsun istemiyorduk. Sabahın ışık oyunları ile göl kenarında karaçamlar, söğütler, çınarlar, yaban erikleri, ahlât ağaçları, eğrelti otları, böğürtlenler, yaban gülleri ve sarmaşıklar bizleri bekliyordu.

Hemen göl kenarında bir yürüyüş, ardından güzel bir kahvaltı. Evet oriyentering etkinliğine hazırız. Doğal Aileler aslında paydaşları ile kocaman bir aile ve öncesinde deneyimlediğimiz günübirlik etkinliklerde dahi konusunda uzman kişiler ile bizi buluşturuyor. Burada da Zigzag danışmanlık ile bir işbirliğine
giderek 10-12 saatleri arasında gölün etrafında şifre cümleyi, bulmamız için oriyentering için yönlendirdiler. Nasrettin Hoca misali önceden uyarımızı aldık; acele etmeyin ve bırakın çocuklar sizi yönlendirsin, hedefleri onlar bulsunlar” dediler. Anne-baba-çocuk takım olarak oldukça keyif aldık.

Ve evet öğlen Doğalailelerin planladığı programı tamamladık. Ama gelin görün ki oradan ayrılmak istemedik. E acelemizde yoktu o halde çocuklar oyun oymamaya devam edebilirlerdi. Ördeklerde lütfen gitmeyin der gibi bakıyorlardı zaten. Yine geleceğiz diyerek ayrıldık. Karagöl’ün işletmesinin değişmesine sevindik, krater gölünün çevresinde oluşmuş, biyoçeşitliliği yüksek bir doğa harikası ile bizleri buluşturan Doğal Aileler’ e böyle bir organizasyona ev sahipliği yaptığı için tüm kalbimiz ile teşekkür ettik.

11407055_10153026987438299_4073828130256724086_n

Böylesi doğal habitatların yok olmaması dileği kalbimde, Doğal Ailelerin insana çocuklara ait olduğu bütünü fark ettirmek; bütünün sonsuz ve sürekli yenilenen yapısını tanıtmak ve gerçekten kim olduğunu hatırlatmak gibi son derece önemli bakış açıları kazandırmak felsefesi ile buluşabilmek duygusu aklımda Karagöl ile vedalaştık. Doğa da daha çok olalım ve doğadan öğrenelim gerçekten.

* Fotoğraflar için sevgili Figen Karavas’a çok teşekkür ederiz.

Burçay Erenay Güngüler