CİNSELLİK VE ANNE-BABA İLİŞKİSİNİ KISKANMA

  • Tarih: Pazartesi, 20 Temmuz 2015
  • Yazar: Selin Mert

Gelişim bir bütündür, en hızlı ve yoğun olduğu dönem okul öncesi dönemidir. Bu dönem çocukları gezginlere benzerler, hem içlerine hem de yaşadıkları dış çevrelerine seyahate çıkarlar. Her seyahat sonunda bavullarında bir sürü soruyla geri gelirler ve bu bavul yaşla birlikte daha karmaşık bir hal alır.
İlk çocukluk yıllarında (2-6 yaş) dışarıya yapılan bu seyahatlerde çocuk yaşadığı toplumu tanıma, anlama ve benimseme çabasındadır İç dünya yolculuğu ise kendini, bedenini keşfetme ve tanımaya yöneliktir. Çocuklar kendini tanırken gözlemler yapar ve fark ettikleri farklılıklar hakkında sorular sormaya başlarlar. Bu gözlem ve merak oyunlarına ve akran ilişkilerine de yansır. Bu dönem çocuklarının büyük bir kısmı, kendi cinsel organıyla ya da arkadaşının cinsel organıyla oynamak ister. Bu dönemlerde ebeveynler endişelenir ve telaşlanır. Bu davranışlar kaynağını cinsel duygulardan değil meraktan alır. Sadece meraktan sergilediği bu davranış için çocuk ceza almamalı ve azarlanmamalıdır. Bu durumda ebeveynler çocuklarına cinsel organıyla ilgilenmenin normal olduğunu ancak bunu herkesin yanında yapmasının uygun olmadığını anlatabilirler. Bunların yanında kendi bedeninin özel olduğunu ve bedenine kendisi istemediği sürece ailesi ve öğretmeni dışında kimsenin dokunmasına izin vermemesi gerektiğini öğretmekte fayda vardır.

3 yaşlarına gelindiğinde çocuklar karşı cinsteki ebeveynlere karşı ilgi duymaya başlar ve benimle evlenir misin soruları sıkça duyulur. Fakat bir diğer yandan, aynı cinsteki ebeveyni kendisine rakip görür ve ona karşı öfke duymaya başlar. Anne- babanın el ele tutuşmaları, birbirlerine sarılmaları ve öpmeleri çocuğu rahatsız eder ve araya girmeye çalışır. Nedensiz yere korktuğunu söyleyip ebeveynlerinin yatağına gelmeye başlar. Bu durumda ebeveynler çocuğun yanında birbirlerini öpmeyi ve sarılmayı bırakırlar. Bu tutum çocuğun acaba ben yokken mi sarılıyorlar düşüncesini ortaya çıkarır ve onu daha fazla hırçınlaştırır. Bu davranışları terk etmek yerine eşinizi öptükten sonra çocuğunuzu da öpebilirsiniz. “Ben babanı/anneni eşim olduğu için çok seviyorum, seni de oğlum/kızım olduğun için çok seviyorum” demeniz çocuğunuzun aile içerisindeki yerini anlamasını ve sizlerin çift olduğunu anlamasını sağlayacaktır. Bu dönemin daha kolay geçmesi için eşinizin olumlu yanlarını ve yeteneklerini sık sık övebilir böylece çocuğunuzun onu rol modeli olarak daha rahat benimsemesine yardımcı olabilirsiniz.. Çocuğunuzdan duyacağınız “Seni sevmiyorum baba / anne” cümlelerine karşı sabırlı ve hoşgörülü olun. Unutmamalısınız ki çocuğunuz kendini tanıma savaşı vermektedir. Bu savaşın bittiğinin sinyalleri ise çocuğunuzdan şu cümleleri duymanızdır; “bende babam gibi tıraş olmak istiyorum, bende annem gibi makyaj yapacağım”. Bu dönemin sonunda çocuklar aynı cinsiyetteki ebeveyni ile kimlik oluşumunu tamamlamaya başlamış olacaklardır.

Selin Mert
Psikolog, Oyun Terapisti