ORYANTASYON = ALIŞMA – UYUM

  • Tarih: Pazartesi, 21 Eylül 2015
  • Yazar: Selin Mert

Doğadaki herkesin parmak izi farklıdır değil mi? Elbette faklıdır, işte bu her birimizin çok farklı kişiler olduğunun bir kanıtıdır, tıpkı her kar tanesi ve yaprağın farklı olduğu gibi. Bunu neden mi söyledim, çünkü “oryantasyon” süreci de her çocuk için farklı olacaktır. Öncelikle gelin bir inceleyelim oryantasyon nedir ne değildir. Yeni bir eve taşınınca alışmamız ne kadar zaman alır?, kendi yatağımızda uyumadığımızda ne kadar uzun sürede uykuya dalarız?, bir seyahatten dönünce yolun bize verdiği yorgunluk ne zaman geçer… İşte aslında okul öncesi dönem oryantasyonu da “çocuğum yeni okuluna, yeni çevresine, arkadaşlarına, okulun kurallarına ne kadar zamanda alışır?” sorusunun cevabıdır.
Araştırmalar bize gösteriyor ki; okul öncesi oryantasyon sürecini çocukların kişilik özellikleri, ebeveyn tutumları, büyüdükleri sosyal çevre, kardeş sayıları, cinsiyetleri, yaşları gibi pek çok değişken etkilemektedir. Peki, bu süreci kolaylaştırmak için neler yapılabilir onları yakından inceleyelim.

ÇOCUKLARIMIZIN OKULA UYUMUNU ARTIRMAK İÇİN YAPABİLECEKLERİMİZ

• Öncelikle bilmeliyiz ki çocukların UYUM BECERİLERİ biz büyüklerden daha İYİDİR. Bu nedenle kendi sahip olduğumuz kaygıları çocuğumuza sözlerimiz, davranışlarımız ve hatta mimiklerimiz ile aktarmamaya dikkat etmeliyiz.
• Çocuğumuzun yanında okula başlama süreci ile ilgili korkularımızı ve kaygılarımızı dile getirmeme özen göstermeliyiz.
• Okulunu ve öğretmenini görmesi ve tanıması için okulu BİRLİKTE gidip gezmek fayda sağlar, çünkü çocuklarımızı kaygılandıran ve korkutan durumlar genelde bilmedikleri durumlardır ve çocuklarımızla gezersek çevre onlar için daha tanıdık hale gelir.
• Okul ile ilgili karşılanması güç BEKLENTİLER oluşturmak çocuklarımızı HAYAL KIRIKLIĞINA uğratabilir. Örneğin; okulda müthiş ve sürprizlerle dolu bir gün geçireceği gibi vereceğiniz sözler çocuklarımızın hayal güçlerinde farklı yorumlanabilir ve karşılanmayan beklentiler okula gelme isteğini azaltır.
• Okul hakkında konuşurken daha YALIN İFADELER kullanmak önemlidir. Yeni arkadaşları olacağı, farklı etkinlikler yapacağı, öğretmeni ile oyunlar oynayacağı gibi konuşmalar daha doğru ifadeler olacaktır.
• Tüm bu başlama öncesi konuşmalar esnasında çocuğunuzun kaygı-korku hissettiğini fark edebilirsiniz ya da kendisi size bunlardan bahsedebilir. Bu süreçte yapmamız gereken kaygısını anladığımızı açıkça söylemektir.
• Çocuklarımız ailelerinden ayrılıp sınıfa giderken, KISA ve NET şekilde vedalaşmak daha uygundur.
– Çünkü vedalaşma süresi uzadığında çocuklarımız kaygı- korkuyu daha fazla hissederler. Ebeveyn bu esnada gitmesi gerektiğini net bir şekilde söylemelidir. Aksi halde çocuğumuz ebeveynin yanında kalmak ve eve dönmek için ebeveyninin tüm yollarını denerler.
– Vedalaşma anında çocuğunuzu biraz durduktan sonra alacağınızı ve onu burada bekliyor olacağınızı söylemeniz, öpmeniz ve öğretmenine teslim etmeniz yeterlidir. Tekrar sarılmak istediğinde bunu engellemek çocuğumuzun alışma süreci için olumlu bir adım olacaktır.

Fotoğraf:http://www.enguzelanne.com/wp-content/uploads/2014/09/1409529600-2f271c9dc64b1627bda2180df1d59218.jpg