DİSLEKSİ BİR KUSUR değil ÖZELLİK

Tüm dünyada her yıl 1-7 Kasım arası Disleksi Haftası olarak kutlanmaktadır. Bazılarımız belki de kelimeyi bu yazı ile duyuyor olacak. Disleksi “Kelime Körlüğü”, ” Öğrenme Bozukluğu” olarak da tanımlanıyor.

Konuyla ilgili ansiklopedik bilgileri sizlere aktarmak yerine takipçi bir annemizin yaşadıklarını sizlere aktarmayı tercih ettik. Kendisi bir kız bir erkek, ikiz annesi ve çocuklarında öğretmenlerinden önce farklılığı bulan kişi. Birebir yaşayan ve süreci takip eden olarak tüm doğallığı ile yaşadıklarını bizle paylaştı. Bu arada eğer ihtiyacınız olursa Disleksi Derneği’nin iletişim bilgileri de yazımız sonunda mevcut. Yalnız olmadığınızı bilmek kendinizi iyi hissettirecektir diye düşünüyoruz.

Şimdi gelelim hikayelerine; hikayeleri 1. Sınıfın ilk döneminin sonlarına doğru başlıyor. Yani alfabe öğreniminin tamamlanmasıyla…
3-6 yaş arasın rahat bir anaokulu dönemi geçiren ikizlerin ikisi de ayrı ayrı özelliklere sahiptir. Kız olan; hassas, dikkatlidir. Özellikle görsel hafızası kuvvetlidir. En belirgin özelliği sakarlığı denebilir. Aile bunu aceleci, telaşlı yapısına vermiş. Puzzle ve görsel hafıza oyunlarında her zaman çok iyi olduğunu öğretmenleri de dile getirirmiş. Anne – baba onun ikiz kardeşine göre daha sorunsuz okuyacağını düşünürmüş. Her zaman çok düzgün konuşan tatlı minik, bazen bazı soru eklerini karıştırırmış. Hatta hala daha ‘arar mısın’ değil ‘arır mısın’ gibi karıştırdıkları soru cümleleri olurmuş. Çevresindekiler bunu çok çocukça hatta çok hoş bulup düzeltmezlermiş bile.
Erkek kardeşi ise daha duygusal, hayali oyunlar oynayan, sürekli bir şeyler çizen, saatlerce minik figürleri konuşturan, müzik kulağı kuvvetli bir çocukmuş. Oyunlarında tempo tutup mırıldanır, hatta oyun bölünmesin diye istemediği şeylere biraz fazlaca kayıtsız kalıp, sevmediği şeylere hiç odaklanmayan bir çocukmuş. Tabi aile bunu o şekilde yorumluyormuş, aslında zorlandığı ve yapamayacağına inandığı şeylere bir duruşmuş. Annemiz bu öğrenilmiş çaresizlik ve teslimiyetin kendilerini çok zorladığını ve hala daha bunu kırmak için hala çok gayret gösterdiklerini belirtiyor. Ve ekliyorlar; özünde yaşadığı “ben ne yapsam olmuyor”, “ben zaten istesem de yapamam ki”, yine ben seçilemedim duygusu motivasyonunu çok düşürüyor. “Anne ben ne de iyiyim anlayamıyorum ?” dediğinde içimin ne kadar sızladığını size anlatamam diyor annemiz.

Birinci sınıfın ilk döneminin ortalarında tek tek harfleri öğrenirken, yazı çalışmalarında falan hiçbir sıkıntı yaşamıyor ikizlerimiz. Ne zaman harfler bitip heceden kelimelere geçiyorlar, kelime dizimlerinde hecelerin yer değiştirdiğini fark ediyor annemiz. D B oluyor, 3 E oluyor, S Z oluyor( simetriler karışıyor) Örneğin top yerine pot ya da ton değil de not gibi karışmalar yaşıyorlar. Hatta kelimeler uzadığında yepyeni anlamsız karışmış harfler çıkmaya başlıyor. Bu sefer çocuk bütünü göremiyor ve anlam değişince cümleler, okudukları hepten anlamsız olmaya başlıyor. Kız kardeş okuduğunu anlamadığı için okuma hevesini yitiriyor. Birde yaptığı resimde ay yıldızın yer değiştirdiğini fark ediyor annemiz. Ve o an alarm sinyalleri çalmaya başlıyor. Bunu hiçbir öğretmeni fark etmemişti ikisi de satranç oynuyordu. Hatta kızımız piyanoya başlamıştı. 1 saatlik derste hiç konsantrasyonunun bozulmadığını çok dikkatli olduğunu söylemişti öğretmeni. Ama alfabede olduğu gibi notalar tamamlanıp notaları okumaya gelince zorlandığını ara vermek istediğini belirtiyor.

disleksi_01

Ve o an annemiz bulmacanın parçalarını birleştiriyor. Karışan yazılar, bağlanamayan bağcıklar, dün ve yarın kavramı, saatler ve sağ soldu derken kafasında sorular oluşuyor. Sonuçlarında sınıflarında onlardan 9 ay büyük çocuklar olduğu için tabi ki gelişimleri de farklı olacak diyor içinden. Annemiz kendini okumaya ve araştırmaya veriyor. Önce çocuk gelişimine derinlemesine giriyor. Sonra TV’de bir programa rastlıyor ve dikkatini çekiyor. Bu arada ikizlerin okullarına gidiyor. Kızının eskisi gibi neşeli olmadığını, hiç sınıfta parmak kaldırmadığını ve öğretmeniyle göz göze gelmek istemediğini, üzgün, sessiz bambaşka bir çocuk olduğunu söylüyor öğretmeni. Okuldan aldığı rehberlik hizmeti onu tatmin etmiyor ve ilgili uzman araştırmasına girişiyor. O sırada ailede yaşanan sağlık sorununa yorarak, ikizler ile yeteri kadar ilgilenemediğini düşünüyor. Bir yandan da kardeş kıskançlığı olabilir diye geçiriyor aklından. Neticede herkesin öğrenme süresi, şekli farklı diyor hatta göz kontrolünü bile ihmal etmiyor. Tahtayı iyi göremiyor mu ondan anlamıyor belki de diyor. Gittikleri uzman kendilerine sonuçlarının kendilerine çıktı olarak verilmediği bir zeka testi yapıyor. Uzman ile görüşme sonucunda annemiz o anı şöyle tanımlıyor:
“Duvara çarptığımı sandım sizin çocuğunuzda öğrenme bozukluğu var dendi. Kafam allak bullaktı. Ne demekti bu yani onca puzzle, hafıza oyunu, satranç, piyano vs nasıl oluyordu bir b ve p mi yani dedim inanmak istemedim. Bize bunun beyinde bilinmeyen bir karışıklık durumu olduğunu söylediler, bunun zeka geriliği değil hatta özel bir yeteneğin habercisi olabileceğini anlattılar. Einstein, Edison, Leonardo da Vinci, Beethoven, Walt Disney, Tom Cruise da öyleymiş. Bu bir uyum sağlama zorluğu ya da öğrenme süresi uzunluğuymuş,
6-7 ay sonra diğer çocuğumda da daha düşük seviyede olduğu öğrendik. Annemiz bu arada epey bir bilinçleniyor. Ve öncelikle bunun BİR KUSUR değil BİR ÖZELLİK olduğunu kabul ediyor. Tekrarları çokça yapmaya başlıyorlar, kitapları büyük puntolu bol resimli seçiyorlar ki okumaktan korkmasınlar, okudukça heveslensinler diye. Sonra kızını kendini belki daha iyi ifade edebilir diye resme teşvik ediyor. Oğlumu kendini özel hissetsin diye ve diğer çocuklardan farklı bir şey yapsın diye bateriye başlatıyor. Belki de yeteneği yok ama deneye yanıla bulacağız en azından ruhuna iyi gelecek diye düşünüyor. Basketi deneğinde sağ sol ve yönergeler nedeniyle çok çabuk demoralize oluyor o yüzden bire bir çalışmaların onlara daha iyi geldiğini keşfediyor. Ekstra gayret ve mesai harcadıklarını belirtiyor. Bu arada uzman desteğini hiç kesmiyorlar. Okuma ve alfabe çalışmalarına sil baştan başlıyorlar.

disleksi-kelime-cozumleyiciler

Okulun yaklaşımını sorduğumuzda:
Aslında çokta olması gerektiği gibi olmadığını anlıyoruz. Çocuklarla ekstra çalışmalar yapmış okul öğretmenleri ama elbette bu yeterli değil. Okullarda başarı ve sınav odaklı bir dişlinin çarklarında boğulmuş durumdayız. O nedenle okul sürecin başından beri aslında süreci destekleyici olmadı. Özel okul olmasına rağmen özelliksiz prototip bir eğitim anlayışı var. Dışarıdan aile destek verdiği müddetçe okulla aran iyi, yetişmelerine imkan yok çünkü bilinenin aksine böyle bir sürü çocuk var. Anne – babaya iletilen durumun uzun soluklu bir yolculuk olduğu… Annemizin dikkati sonucunda erken yakalanmış olması. Normalde 4. Sınıfta fark edilmeye başlanıyormuş.
Genelde ilkokul 4. Sınıfta olup hala fark edilmeyen akıllı ama ” kendini derse vermiyor hocam” denen çocuklar varmış.

Son olarak annemize sizlere iletmek istediklerini sorduk;
Yapılan test 6 ayda bir yenilenebiliyor. Ne kadar yol kat edildiğini görmek açısından size kalmış. Sonuç olarak hayatta sınavlar bitmez bu hem çocuklarımızın hem bizim sınavımız. Elimizden gelen, aklımıza ve kalbimize yatan, inandığımız her şeyi deneyeceğiz.
Bu değişecek bir durum değil kendimizi hep geliştireceğimiz bir durum gözüyle bakıyorum. Uygun öğrenme yöntemlerini bulacağız. Belki sık tekrarla, belki koşarak, belki salonumuzda duran zıpzıpta zıplayarak belki kısa aralıklarla molalarla. Tek istediğimiz sağlıklı, iyi kalpli, vicdanlı, ahlaklı, mutlu, eğitimli olsunlar, çalışmaktan yılmasınlar, moral bozmasınlar. Bu arada biz bu durumu çocuklara anlatmadık çünkü uzmanlar anlatmayın dediler. Hatta etrafta da dillendirmedik çünkü çocukların etiketlemesini istemedik; malum o yaşta arkadaşlar acımasız olabiliyorlar bir de bunu göğüslesinler istemedik.

Disleksi Derneği;
Telefon: 0543 447 22 18
Adres: Saltak Caddesi, Sırakapılar Mahallesi, 493. Sokak, Ali Urhan İş Merkezi No:10/9 DENİZLİ

Burçay Erenay Güngüler

Fotoğraflar:
http://www.egitimdeteknoloji.com/wp-content/uploads/2014/10/diks-326×235.jpg
http://www.disleksi.gen.tr/disleksi-kelime-cozumleyiciler.html

http://www.alternatifterapi.com/icerik/disleksi-belirtileri