EBEVEYN EĞİTİM KİTAPLARI GEREKLİ Mİ?

Bu satırları okumaya başlamış insan, beni az buçuk tanıdıysan, okuma manyağı olduğumu biliyor, beni böyle seviyorsundur. Sevmiyorsan canın sağ olsun da, konumuz o değil.

Umumiyetle edebiyat eserlerini tercih etmeme rağmen ara sıra dellenip kişisel gelişim kitaplarına da el attığım olmuştur. Ana baba eğitim kitaplarını kişisel gelişim türünden sayarsak hatırı sayılır adette kişisel gelişim kitabı okuduğumu itiraf etmem yerinde olur. Tabii geliştik mi gelişmedik mi bilemem, onu zaman gösterecek.

Ancak şu kadarını söyleyebilirim, çocuğu büyüdükten sonra ya da ikinciyi doğurduktan sonra “ay o kitapları boşuna okumuşuz, ay ne gerek varmış” diyenlerle, sosyal medya ortamlarında gerine gerine anneanne yöntemleriyle çocuk büyüttüğünü, saldım çayıra mevlam kayıracı takıldığını söyleyenleri anlayamıyorum. Öncelikle tek satır köşe yazısı, makale, anne-çocuk eğitim bilmemnesi okumuşsan o bile senin annelik serüveninde sana iyi kötü bir şey katmıştır. Okumayı bırak arkadaşınla sohbetlerin bile insana neler öğretir. Kaldı ki dünya kadar kitap okuyup da okumanın işe yaramadığını söyleyenleri daha büyük şaşkınlıkla karşılıyorum.

Şahsım adına söyleyeyim, çok sıkıldığım, gereksizmiş diye düşündüğüm çok sayıda kitap, yazı, sohbet bile benim bugün anne olarak varoluşuma katkıda bulundu, hepsine teşekkürler.

Bunları okudum diye ne ben diğer annelerden daha iyi bir anne oldum, ne çocuğum muhteşem oldu. Ben sadece annelik güdülerimin yetmediği yerde yeni bir bakış açısı kazanmanın yollarını aradım. Bazen kayboldum, bazen yolumu buldum.

Bu serüvende, benimle kafan bulanlar oldu, eğreti annelik yaptığımı, üzerime oturmadığını bile söyleyenler oldu, tecrübelere değil, okuduklarıma kafayı taktığımı, yüzüme vuranlar oldu. Olsun.

Ben okuduklarımı, başıma gelenleri hep paylaştım, paylaşmaya da devam edeceğim. En sevdiğim “adsız” arkadaşlarımdan birinin bebeği olacağını öğrendiğimde çok sevinmiştim, sonra da benden kitap tavsiye etmemi istediğinde daha da çok sevindim. Ama geç kaldığım için de çok mahcubum :)

Ancak bu vesile ile, bendeki kitapların hangilerinin annelik serüvenimde (tabii kitaplardan anlattıklarımla İlker’in babalık serüvenini de katmalıyız) bana yarenlik ettiğini, hangilerinin ne sebeple gereksiz olduğunu yazmaya karar verdim.

Önce benim okuduklarımdan “okunsa da olur okunmasa olur” seçkisi (vaktiyle yazı yazmışsam, link verdim, merak edenler tıklayıp okuyabilir.)

  1. Haluk Yavuzer – Çocuğunuzun ilk 6 yılı: Bu ve bunun gibi kitaplara para verdiğime çok yanıyorum. Bir kere internette bulabileceğiniz her şey burada yazıyor. Ayrıca bir doktoru varsa çocuğunuzun zaten kendisinden de gelişim detaylarını öğrenebilirsiniz.
  1. SOS: Hap yönteme itirazım yok da arkadaş bu nasıl bir yaklaşım? Sınır koymaya, kurallara da eyvallah ama sonuçta bu kitabın bana verdiği hissiyatı beğenmedim ben. Boşver alma hiç gerek yok.
  1. Anne İş’te: Abovvv felaket bir kitap. Nasıl bir psikoloji ile okuduysam artık! Arca 3 aylıkken işe başlayacağım, süt sağarken okuyorum, gözyaşları içinde okuyorum, ay kafayı yiyeceğim. Kadın çocuğunu bakıcıya bırakma diyor, anan baksın diyor. Bıraktım. Aman bakıcını üç yıl değiştirme diyor, bakıcım değişecek diye üçbuçuk attım. Çocuğu 3 yaşında değil 3 aylık bıraktım diye vicdan yaptım. Yaptım allah yaptım. En son çocukla sadece anne ilgilenecek gibi bir cümleye İlker’in yoğun tepkisinin akabinde kitabın saçmalığına aydım ve bıraktım.
  1. Bezsiz bebek: Eğer bebeğinizin doğumdan itibaren tuvalet iletişimi ile tuvalet sorununu çözebilmeyi kafaya koymuşsanız okuyabilirsiniz tabii ki ama öyle bir derdiniz yoksa, kendinizi 3 yaş civarına hazırladıysanız boşverin. Konu hakkında fikir edinmek isterseniz facebook grubuna katılabilirsiniz. Annelerin deneyimlerini okur, sorular sorabilirsiniz.
  1. Çocuk beden dili: Bunu okumaya gerek yok bence, kendiniz de rahatlıkla çıkarımlarda bulunabiliyorsunuz :) Yazarın yazmış olmak için yazdığı bir kitap sanki. Fotoğraflar da çok retro:)
  1. Thomas Gordon – çocukta dış disiplin mi dış disiplin mi?

Vallahi bence anne disiplini:) yok tabii ki şaka yapıyorum. Her şey değişiyor, bilimde de dünün kabul gören argumanları yarının sakıncalı statüsüne geçebiliyor. Nitekim bu kitap ile ilgili bir türlü oturmayan bazı noktaların da günümüzde psikologlar tarafından önerilmediğini duyduğum için (ben dili – yoğun kullanım) “yani okuyun ama fazla da takmayın” diyeceğim.

  1. Susan Striker – Çocuklarda sanat eğitimi:Harika bir kitap ama ben detayları tek tek hap gibi yazdım, boşuna okumayın, kitap hakkında yazdıklarımı okuyun:P
  2. Maria Montessori “Annelik sanatı”: Montessori felsefesini özümsemek için harika bir kitap ama gerçekten bu felsefeye ilgi duymuyorsanız, zaten adamakıllı bir Montessori okulu da yok ki, ne kasacağım diyorsanız, boşuna okumayın. Benzer şekilde Emel Çakıroğlu Wilbrandt, Çocuk Eğitimi Sanatı isimli kitabını da yanlış zamanda okumuş olacağım, okudum geçtim. Aklımda kalmıştır bir şeyler ama ben pek uygulayamadım. Montessori’ye ilgi duyuyorsanız, kesinlikle faydalanırsınız.

    Gelecek yazı => “Mutlaka okuyunuz, işinize yarar” seçkisi :)

Yeliz Yener Minareci